19/11/19
Kategori: Ekonomi
tıkanma ve yeniden uyum

Korkut Boratav – Tıkanma ve Yeniden Uyum: 1954-1961

I- 1954-1961 yılları, savaş sonunun genişleme konjonktürünün ve liberal dış ticaret politikalarının son bulduğu; ekonominin göreli bir durgunluk içinde dalgalanmalara tabi olduğu; ihraç mallarına yönelik talepteki düşme ve dış kaynakların belli bir düzeyi aşmaması yüzünden doğan dış tıkanmaya tepki olarak ithalat sınırlamalarına gidildiği bir dönem olarak nitelendirilebilir. Ekonominin 1946 sonrasında sürüklendiği bağımlı gelişme çizgisi ortadan […]

Continue Reading
neoliberalizm

Neil Faulkner – Neoliberalizm Nedir?

Önceleri “parasalcılık” ya da “Thatchercılık” denilen neoliberalizm, kimi zaman ideolojik bir sapmadan ibaret olarak görülür. Bu son derece yanlıştır. Neoliberal akademisyen, gazeteci, siyasetçi, bankacı ve girişimcilerin benimsedikleri “serbest piyasa” teorisinin, kapitalist ekonominin fiilen nasıl çalıştığını kesinlikle açıklayamadığı doğrudur. Bu teori, bununla uğraşmak yerine gerek sisteme yerleşik açgözlülüğe, yoksulluğa ve kaosa, gerekse siyaset ve iş dünyası […]

Continue Reading
kapitalin-krizi-zaman-ve-çevre

Ebrar Çetinkaya – Kapitalin Krizi-1 / Zaman ve Çevre Ne Diyecek?

Geçtiğimiz günlerde Nobel Ekonomi Ödülü sahiplerini buldu, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nce Alfred Nobel anısına verilen Sveriges Riksbanks (Merkez Bankası) Ekonomi Bilimleri Ödülü, bu yıl, “iklim değişikliğini uzun vadeli makro-ekonomik analize entegre” ettiği için William D. Nordhaus ve “teknolojik yenilikleri uzun vadeli makro-ekonomik analize entegre” ettiği için Paul M. Romer arasında paylaştırıldı. Marksist iktisatçıların uzun dönemdir […]

Continue Reading
turan

Doğan Avcıoğlu – Turan

Ziya Gökalp’in öncülük ettiği Türkçülük akımıyla birlikte bir “Turan özlemi” Türk milliyetçilerinin yüreklerini sarmıştır. Şevket Süreyya Aydemir, genç bir öğretmen ve yedek-subay iken Turan’a gidişini “Suyu Arayan Adam”da uzun uzun anlatır. Hayal gücü sınırsız olan Enver Paşa, dünya savaşında yenik düşünce, Turan’ı ayaklandırmak üzere Türkistan’ın yolunu tutmuş ve orada can vermiştir. Atatürk milliyetçiliği ise, Turan […]

Continue Reading
dunya-ekonomisiyle-farkli-bir-eklemlenme-denemesi-1946-1953

Korkut Boratav – Dünya Ekonomisiyle Farklı Bir Eklemlenme Denemesi: 1946-1953

I. 1946 yılı, Cumhuriyet Türkiyesi’nin tarihinde hem siyasi, hem iktisadi bakımdan yeni bir dönüm noktası oluşturur. Siyasi bakımdan 1946 yılı, tek parti rejiminden çok partili parlamenter rejime geçişin başlangıç tarihidir. 5 Eylül 1945’te Milli Kalkınma Partisi’nin, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’nin kuruluşlarıyla başlayan ve 21 Temmuz 1946’da, bütün baskı ve yolsuzluklara rağmen ilk kez tek […]

Continue Reading
feodalizmden-kapitalizme-gecis

Eric Hobsbawn – Feodalizmden Kapitalizme Geçiş

Marx’ın “Politik Ekonomi’nin Eleştirisi“nin önsözünde saymış olduğu çeşitli tarihsel gelişme aşamaları —“Asya ti­pi, antik, feodal ve modem burjuva” üretim tarzları— için­den, feodal ve kapitalist ciddi bir sorgulamaya tabi tutul­madan kabul edilmiş; diğer ikisininse varlığı ya da evrensel­liği ya sorgulanmış, ya da yadsınmıştır. İlk önerme feodalizmin evrenselliği üzerinedir. Joan Simon’in Marxism Today’in Haziran 1902 sayısında belirt­miş […]

Continue Reading
kapitalist-birikimin-tarihsel-egilimi

Karl Marx – Kapitalist Birikimin Tarihsel Eğilimi

İlkel birikimi, yani tarihsel doğuşu nasıl olmuştur? İlkel birikim, köleler ile serflerin doğrudan ücretli-emekçiye dönüşmeleri ve böylece düpedüz bir biçim değişikliğine uğramaları ile olmadıkça, ancak, doğrudan üreticilerin mülksüzleştirilmeleri, yani sahibinin emeğine dayanan özel mülkiyetin çözülüp yok olması anlamına gelir. Özel mülkiyet, ancak, toplumsal, kolektif mülkiyetin antitezi olarak, emek araçları ile emeğin dış koşullarının özel kişilere […]

Continue Reading

Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası – İktisat İşleri

Halk Îştirakiyun Fırkası programında icra etmeye karar verdiği tadi­lât arasında iktisat ciheti birinci geliyor. İktisat hayatta birinci âmildir. Bilhassa fakir sınıfı için iktisat demek hayat demektir. Bizde fukara halkın en mühim kısmı çiftçiler, yani köylülerdir. Köyler memleketin temeli olduğu gibi, köylüler de devletin ve milletin asıl bünye­si; özü ve ruhu demektir. Köy ve köylü denince […]

Continue Reading