Ho Şi Minh – Toprak Reformu

ho şi minh toprak reformu

Devrimimiz saldırgan emperyalizme ve onun dayanağı feodalizme karşı halkın ulusal demokratik devrimidir.

Direniş savaşı sırasında sloganımız: “Her şey cephe için, her şey zafer için!”dir. Direniş savaşı ne kadar gelişirse o kadar insan gücü, o kadar zenginlik ister. Köylülerimiz direnişe insan gücünün en büyük kısmı ile ve servetle katılmışlardır. Onları feodalizmin boyunduruğundan kurtarmalıyız, direniş savaşımızda zafer kazanmak için bu muazzam gücü tamamen harekete geçirmek için onları şevke getirmeliyiz.

Direniş savaşımızda zafere giden yol; Ulusal Birleşik Cepheyi sağlamlaştırmaktan ve genişletmekten, işçi – köylü ittifakını ve halkın iktidarını sağlamlaştırmaktan, Orduyu güçlendirmek ve geliştirmekten, Partiyi sağlamlaştırmaktan ve onun önderliğini her bakımdan güçlendirmekten geçer. Kitleleri sadece toprak reformu uygulamak için harekete geçirmek suretiyle biz bu işleri tatminkar biçimde uygulayabiliriz. Düşman etkili biçimde Vietnamlıyı Vietnamlıya karşı savaşta kullanmakta ve savaşla savaşı beslemektedir. Onlar halkımızı aldatmak, bölmek ve sömürmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadır. Toprak reformu düşman gerisindeki köylü yurttaşlarımız üzerinde kendilerini kurtarmak ve Demokratik Direniş Hükümetini daha candan desteklemek amacıyla, düşmana karşı daha canla başla savaşmak için ve cesaret verici bir etki, aynı zamanda kukla ordu üzerinde parçalayıcı bir etki yaratacaktır, çünkü kukla askerlerin mutlak çoğunluğu düşmanın işgal ettiği bölgelerdeki köylülerdir.

Halkımızın mutlak çoğunluğu köylüdür. Bu son yıllarda onların güçleri sayesinde Direniş savaşımız başarılı olmuştur. Gelecekte de, tam zaferi kazanmayı ve ülkemizi başarı ile kurmayı gene köylüler sayesinde başaracağız.

Köylülerimiz nüfusun hemen hemen yüzde 90’ını oluşturur, fakat ekilebilir topraklardan yalnız yüzde 30’una sahiptir. Bütün yıl sıkı çalışmak zorundadırlar ve hayatları boyunca yoksulluk çekerler.

Toprak ağalığı ve feodal sınıf, nüfusun yüzde 5’inden azını oluşturur, fakat onlar ve sömürgeciler ekilen toprakların aşağı yukarı yüzde 70’ini ellerinde tutarlar, çok rahat yaşarlar ve hiç bir iş yapmazlar. Durum son derece adaletsizdir. ülkemiz istila edilmiş, halkımız geri ve yoksuldur. Gerçi direniş yıllan sırasında Hükümet toprak kirasını azaltma, toprak kirasını geri ödeme ve geçici olarak (Fransız ve Vietnamlı hainlerin) toprağını ve özgür sahalarda komünal toprağı dağıtmak gibi politikalar uygulamışsa da henüz çözülmemiş olan ana sorun köylü kitlelerinin toprağı olmadığı ya da yetersiz olduğudur. Direniş savaşındaki ve üretimdeki köylü güçleri üzerinde, bu, önemli etki yapmaktadır.

Sadece toprak reformunu tamamlayarak, çiftçilere toprak vererek, kırsal bölgelerdeki üretim güçlerini feodalizm boyunduruğundan kurtararak, yoksulluk ve geriliği uzaklaştırabiliriz, üretimi geliştirmek için muazzam köylü güçlerini kuvvetli olarak harekete geçirebiliriz ve Direniş Savaşını tam zafere hızla ulaştırabiliriz.

Toprak reformu için saptanan hedef feodal sistemi ortadan kaldırmaktır, toprağı çiftçilere dağıtmak, kırsal bölgelerdeki üretici güçleri özgürleştirmek, üretimi geliştirmek ve Direniş Savaşımızı hızlandırmaktır.

Genel çizgi ve Politika, tamamen topraksız ve az topraklı köylülere güvenmek, orta köylülerle sıkı sıkıya birleşmek, zengin köylülerle uzlaşmak, feodal sömürüyü adım adım ve ayrım yaparak ortadan kaldırmak, üretimi geliştirmek, Direniş Savaşımızı hızlandırmaktır.

Köylülerin toprak ihtiyaçlarını karşılaması gereken Direniş Savaşının ve Ulusal Birleşik Cephe’nin niteliklerine uymak için, aynı zamanda bir yandan toprak reformunu tamamlarken Ulusal Bileşik Cephe’yi Direniş Savaşına ve üretime elverişli bir tarzda sağlamlaştırmak ve geliştirmek için, biz toprak sahiplerine, her birinin siyasal davranışına göre değişik işlem uygulamalıyız. Bu bizim, el koyma, tazminatlı veya tazminatsız olarak kamulaştırma şeklinde kendini gösteren bir ayırım politikası uygulamamız gerektiği anlamına gelir. Biz toptan el koyma veya tazminatsız olarak toptan kamulaştırma politikası uygulamayacağız.

Toprak reformu için yol gösterici ilke, köylüleri cesurca harekete geçirmek, kitlelere güvenmek, temel çizgiyi doğru olarak izlemek ve köylüleri gereken bir düzene göre ve sıkı önderlik altında planlı bir yolda adım adım mücadele etmek için örgütlemek, eğitmek ve önderlik etmektir.

Toprak kirasını azaltma kararının ilanından sonra (14 Temmuz 1949), toprağın toprak sahipleri tarafından dağıtılması kanunsuzdur (Başbakanlık Dairesi tarafından 1 Haziran 1959’da çıkarılan Sirkülerde belirtilen özel durumlar dışında).

El konulan ya da tazminatlı veya tazminatsız olarak kamulaştırılan toprağın, toprağı olmayan veya toprağı az olan köylülere dağıtılması gerekir. Köylüler bu şekilde dağıtılan toprağın mülkiyet hakkına sahiptir.

Toprak dağıtımı için yol gösterici ilke, köyleri birimler olarak almak, toprağı önce onu sürmüş olanlara vermek, toprağın miktarını, kalitesini ve durumunu hesaba katmak, daha büyük bir toprak hissesini toprağı daha yetersiz olanlara, verimli toprağı verimsiz toprağı olanlara, köyün yakınında yer alan toprağı sadece toprağı evlerinden uzakta olanlara vermek ve dağıtılacak toprağı ilkin sürmüş olan köylülere, öncelik vermektir.

Toprak reformunu sabote etmeğe kararlı, inatçı un-surlar ve hainler, gericiler, 5 yıldan fazla hapis cezası giymiş despotlar toprak almayacaklardır.

Bu yıl başlatılan kitle seferberlikleri, deneysel amaçlar, gelecek yılki toprak reformuna hazırlık içindir. Bu tecrübe hamleleri, bize bir takım tecrübeler kazandırdı. Genel olarak, Parti ve Hükümet politikalarının sağlam biçimde disiplin altına aldığı ve kitle çizgisinin doğru olarak izlendiği bölgelerde (birtakım kadroların yanlışlıklar yaptığı ve sapmalar gösterdiği bazı bölgeler dışında) tatmin edici sonuçlar kaydedilmiştir.

Kitle seferberliği, sabırsız yerel kadrolar tarafından Merkezi otoritelerin kararı olmaksızın başlatıldığı yerlerde başarısızlığa uğramıştır.

Toprak reformu, bütün ülkede uygulanan bir politikadır, fakat önce yeterli koşulların bulunduğu yerlerde ve sonra diğer yerlerde adım adım uygulanmalıdır.

Toprak reformu kanunu Ulusal Meclis tarafından onaylandıktan sonra, Hükümet gelecek yıl toprak reformunun uygulanacağı serbest bölgede uygulama tarihini ve yerlerini saptayacaktır.

Hükümet, azınlık milliyetlerinin oturduğu bölgeleri, Beşinci Bölgeyi, güney Vietnam ve gerilla üslerini daha sonra ele alacaktır. Gerilla üsleri bulunan ve düşman işgali altında olan alanlarda toprak reformu, oralar kurtarıldıktan sonra uygulanacaktır.

Toprak kirasının köklü olarak azaltılması için kitle seferberliğinin henüz başlatılmadığı yerlerde, toprak reformu uygulanması için, bu iş tamamlanıncaya kadar beklememiz gerekir. Biz köylüleri örgütlemek, onların siyasal bilinçlerini yükseltmek, köylerde onların siyasal üstünlüklerini kurmak, aynı zamanda kadroları eğitmek, örgütü yeniden düzenlemek, toprak reformu için siyasal koşulları hazırlamak için böyle yapmalıyız.

Yerel bölgelerin, Hükümet kararı olmadan toprak reformu için kitle seferberliği başlatmasına izin verilmemiştir.

Toprak reformu bir köylü devrimidir, kırsal bölgelerdeki bir sınıf mücadelesidir; bu, büyük çapta, çetin, karmaşık bir mücadeledir; hazırlıkların dikkatle yapılması, planların açık seçik çizilmesi, önderliğin pek sıkı olması, yerlerin akıllıca seçilmesi, zamanın sıkı izlenmesi ve doğru olarak tamamlanması gerektiğinin nedeni budur. Bunlar, başarıya ulaştıran koşullardır.

Diğer ülkelerin tecrübeleri bize öğretmiştir ki başarılı bir toprak reformu, bizim birçok güçlükleri yenmemize ve birçok sorunları çözmemize yardım edecektir.

Askeri alanda, köylü yurttaşlarımız Direniş Savaşına daha canla başla katılacaklar, böylece ordunun gelişmesine ve halkın Direnişe hizmet için gönüllü çalışma seferberliğine gitmesine yardım edecektir. Askerlerimiz, ailelerini daha az merak edecekler ve daha ateşli savaşacaklardır.

Siyasal alanda, kırsal bölgelerdeki siyasal ve ekonomik iktidar, köylülerin elinde olacaktır, halkın demokratik diktatörlüğü gerçek olarak uygulanacak, işçi – köylü ittifakı daha sağlam olacak, Ulusal Birleşik Cephe kırsal bölgelerdeki halkın yüzde 90’ından fazlasını içine alacak, çok büyük ve çok güçlü olacaktır.

Ekonomik alanda, köylüler feodalizm ve toprak ağalığından kurtulmuş olarak üretimi sevinç ile uygulayacaklar, verimliliği sağlayacaklar, tüketim arttırılacak, sanayi ve ticaret gelişecek ve ulusal ekonomi bir bütün olarak genişleyecektir.

Üretimin gelişmesi sayesinde; köylülerin, işçilerin, askerlerin ve kadroların canlılığı daha hızlı düzelecektir.

Kültür ve toplumsal refah açısından, halkın büyük çoğunluğunun yeterince yiyecek ve giyeceği olacak (atasözünün belirttiği gibi: “görevini yapabilmesi için kişinin yemesi gerekir”), daha şevkli şekilde öğrenim yapacaklar, bu yolla da iyi gelenekler gelişecektir. Kitle seferberliğinin başlatıldığı yerlerde edinilen tecrübeler, yurttaşlarımızın öğrenimden pek hoşlandığını göstermiştir. Aydınların halka hizmet etmesi için bu iyi bir fırsattır.

Yukarıda da söylendiği gibi, toprak reformu, geniş, karmaşık ve çetin bir sınıf mücadelesidir. Biz Direniş Savaşı yaptığımız için bu büsbütün karmaşık ve çetin olmaktadır. Fakat biz Direniş Savaşım zafere hızla ulaştırmak istediğimiz için, toprak reformunu başarmağa kararlı olmalıyız. Bu karmaşık ve çetin bir mücadeledir, bir kısım kadrolarımızın (Parti üyesi olsun olmasın) düşünüşlerinde, hareketlerinde ve toprak reformu konusundaki politikaları yerine getirmede yanlışlıklara ve sapmalara düşebilmelerinin nedeni budur.

Bu kusurları ve yanlışlıkları önlemek ve düzeltmek için, biz, Parti ve Hükümetin politikalarım sağlam şekilde kavramalı, kitlelere tam olarak güvenmeli ve kitle çizgisini doğru olarak izlemeliyiz.

Disiplini korumak, tamamen köylülerin yanında yer almak, mücadelelerinde onlara önder olmak, özel çıkarları ile Direniş savaşının ve köylü kitlelerinin çıkarları arasında çelişkiler olduğu zaman Direniş Savaşının ve kitlelerin çıkarları uğruna özel çıkarlarını feda etmek için, Parti ve Hükümet, bütün kadroları ve Parti üyelerini, Hükümet ve Partinin politikalarına kesinlikle uymaya çağırır.

Toprak reformunun tamamlanmasını sağlayıp bu büyük görevi yerine getirmek için, biz bütün Partiyi, bütün orduyu ve bütün halkı seferber etmeliyiz.

Değişik demokratik partilerin üyeleri ve kadroları ve yurtsever kişiler bakımından bu çok büyük bir sınavdır. Saldırgan emperyalizme karşı Direniş Savaşı gibi çok büyük bir sınavdaki savaşı kazanmakta olduğumuz gibi, biz hepimiz, bu sınavın savaşını da kazanmalıyız.

Düşmana karşı savaşmak ve toprak reformunu uygulamak için elimizden gelen her şeyi yapmanın, gelecek iki yıl içinde bizim iki temel görevimiz olmasının nedeni budur.

Biz, çeşitli cephelerde düşmana karşı savaşmak, düşman kuvvetlerini olanaklar dahilinde yok etmek, onun yeni askeri planlarını altüst etmek için elimizden geleni yapmalıyız.

Biz, Hükümet tarafından saptanmış yerlerde toprak reformu yapmak için kitleleri seferber etmeliyiz.

Toprak reformu yapmak Direniş Savaşı için zaferi garantilemektir.

Bu, düşmana karşı savaşmak, düşman kuvvetlerini yok etmek, toprak reformu için başarıyı garantilemektir.

Bütün diğer çalışmalar o iki temel göreve bağlı olmalı ve onlara hizmet etmelidir. 1954’te biz üç büyük işe özel önem vermeliyiz:

  • Toprak reformunu; Silahlı Kuvvetlerin (düzenli ordu, yerel ordu, milis ve gerilla birlikleri), örgüt, eğitim, siyasal ve teknik düzeylerinin ve vuruculuklarının yükseltmesi gibi, her bakımdan güçlendirilmesi ile birleştirmek.
  • Toprak reformunu, kadroların eğitimi ve onların ideolojilerinin yükseltilmesiyle, Parti üslerinin kırsal yerlerde yeniden düzenlenmesi ile birleştirmek.
  • Toprak reformunu, ulusal ekonomi faaliyetlerini ilerletmek için, Direniş Savaşının gereklerini ve halkın yiyeceğini sağlamak için tarımsal üretimi geliştirmekle birleştirmek.

Bu iki temel görevi ve üç büyük işi tamamen yerine getirmek, düşman gerisindeki mücadeleyi sağlam biçimde sürdürmek ve geliştirmek gibi diğer işleri uygulamak için daha uygun koşullar yaratmaktır; köylerde halkın demokratik iktidarını pekiştirmek, güvenlik servisini yeniden örgütlemek, Ulusal Birleşik Cepheyi geliştirip pekiştirmek, tarımsal vergiler toplamak, ekonomi ve maliyeyi geliştirmek, propagandayı yoğunlaştırmak, eğitimi, kültür ve toplumsal refahı geliştirmektir.

Bizim kuvvetlerimiz, ayaklanmak, feodal ve sömürgeci boyunduruğunu parçalamak için kendilerini örgütlemek ve kendilerine önderlik etmesi için Hükümet ve Partiyi beklemeğe hazır durumda olan milyonlarca köylüden oluşmaktadır. Ustalıklı bir örgütleme ve önderlikle bu kuvvetler yeri göğü sarsacak, bütün sömürgecileri ve feodal unsurları silip süpürecektir. Hükümet ve Partinin doğru önderliği altında Ulusal Meclis ve Cephenin candan yardımı ile, toprak reformunun başarıyla tamamlanması, bizim büyük bir adım atmamıza ve Direniş Savaşını ve ulusal kuruluşu zafere ulaştırmamıza yardımcı olacaktır.

Kaynakça

Minh, H. Ş. (Ağustos 1975). Seçme Yazılar. Ankara: Aşama Yayınları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir