25/08/19

Yusuf Mahir Dinçer – Sarıkamış Harekâtı ve 90 Bin Şehit (!)

sarıkamış harekatı

Sarıkamış adını duyunca birçoğumuzun aklına dehşet verici, hatırlamak istemediğimiz meşhur hadise gelir. Meşhur dememin sebebiyse bu konunun yıllardır tartışılıyor olması ve yalanlar üzerine bu tartışmaların yürütülmesinden kaynaklıdır. Bazı tarihçilerin bahsettiklerine göre; hadisede 90 bin askerimiz tek kurşun atmadan Allahuekber dağlarında donmuştur. Peki gerçek nedir?

Sarıkamış, bugün Kars sınırları içinde bulunan bir ilçedir. Özellikle rakımın 2000 metre üzeri olmasından ötürü oldukça sert bir iklimi vardır. Sarıkamış, 93 Harbi’nde(1877-78) Ruslar tarafından işgal edilmiş ve Brest Litovsk Antlaşması’na kadar da Rus toprağı olarak kalmıştır.

Talat Paşa, Brest Litovsk Antlaşması’nı imzalamak üzere Brest’te (soldan üçüncü), (1918)

Birinci Dünya Savaşı’na Girişimiz ve Kafkas Cephesi’nin Açılması

Enver Paşa, iki Alman gemisinin boğazlardan girmesi yönünde izni ve bu gemilerin 29 Ekim 1914 tarihinde Rus Çarlığı liman ve gemilerine saldırması için gerekli onayı vermiştir. 14 Kasımda Osmanlı Devleti ittifak devletleri bloğu dâhilinde resmen I. Dünya savaşına girmiştir. Açılan ilk cephe Ruslara karşı savaşılacak olan Kafkas cephesi idi. Bu cephede Enver Paşa 3.Ordu komutanlığını üstlenmiştir. (Demirtaş, 2015, s. 65)

Enver Paşa, 3. Ordu’nun komutanlığını üstüne almadan önce 3. Ordu komutanı olan Hasan İzzet Paşa ile harekât hakkında anlaşamamış ve anlaşmazlık Hasan İzzet Paşa’nın istifasıyla sonuçlanmıştır. (Demirtaş, 2015, s. 72,73)

Her ne kadar fiilen tek sorumlu Enver Paşa gibi gözükse de savaş kararını kabine almıştır. Fiilen harp patlayınca Sadrazam Sait Halim Paşa, Maliye Nazırı Cavit Bey ve Nafıa Nazırı Süleyman Elbistani ve diğer iki nazır bu durumu kabul etmeyerek istifa ettiklerinden bu beyannamede imzaları yoktur. Fakat Sadrazam Sait Halim Paşa ve Cavit Bey az sonra bu olup bittiyi kabul ederek kabineye dönerler. (Aydemir, 1971, s. 560)

Harekâtın Uygulanması Öncesindeki Safhalar

Harekâtın amacı 93 Harbi’nde (1877-78) elimizden çıkan Kars, Ardahan ve Batum’u geri almaktı. Harekât hazırlanırken, Almanların, Doğu Cephesi’nde, Rus kuvvetlerini imha etmesiyle sonuçlanan Tannenberg Muharebesi’nden esinlenmiştir. Alman General Von Bronzart ve Hafız Hakkı Bey tarafından hazırlanmıştır. (Çetin, 2016)

Sarıkamış Muharebesi öncesi Köprüköy ve Azap’ta Türk Kuvvetleri başarılı sonuçlar almıştır. Hasan İzzet Paşa, Köprüköy ve Azap muharebelerinden sonra ordusunu Sarıkamış’a ilerletseydi Sarıkamış’ı alma ihtimali yüksekti ancak o savunma pozisyonuna geçmeyi tercih etmiştir. (Demirtaş, 2015, s. 73,74) (Kanal, 2014)Bu olaydan sonra Enver Paşa, Hasan İzzet Paşa’ya: Hocam olmasaydın seni idam ettirirdim demiştir. (Kanal, 2014)

Tablodaki silah sayısı göz önüne alındığı vakit bile 90 bin zayiatın imkansız olduğu anlaşılmaktadır. Silah mevcudu ancak 70 ila 75 bin kişinin muharip olabileceğini göz önüne sermektedir. (Tekir, 2016)

Harekâtın Başlaması

23 Aralık 1914’ te Narman üzerinden Oltu’nun güneydoğusuna yapılan ileri harekâtta havanın sisli ve dumanlı olması nedeniyle 31. ve 32. Fırkalar yanlışlıkla birbirlerine ateş açmışlar ve 2000 askerin kaybına neden olmuşlardı. (Kanal, 2014) (Demirtaş, 2015, s. 75) Harekâtın sonraki safhaları Türk kuvvetleri açısından olumlu geçmiştir ve Rus General Mişlayevski Tiflis’e çekilmeye karar vermiştir. (Demirtaş, 2015, s. 79-83) Ancak daha sonra Türk kuvvetleri için durum değişmişti. Enver Paşa’nın plânına göre, Üçüncü Ordu’nun bir kolordusu Allahuekber Dağları’nı geçecek ve Sarıkamış kuşatılacaktı. Ama bazı komutanların Sarıkamış’a ilk giren olma hayaliyle kendi başlarına harekete kalkışmaları, Hafız Hakkı Bey’in kaçan Rus birliklerini takip ederek kuşatma hattını lüzumsuz yere genişletmesi ve on binlerce askeri kışlık elbiseleri olmadan daha uzun bir yoldan dağlara tırmandırması büyük felâketi getirdi. (Bardakçı, Sarıkamış’taki büyük felâketin sorumlusu Hafız Hakkı Paşa’nın pişmanlık günlüğü, 2012) Diğer bir neden ise Rus Komutan General Yudenich idi. Mislayevsky ve Berhan’ın tüm ısrarına rağmen geri çekilmeye karşı çıkarak kazandığı birkaç günlük sürede Türk birlikleri dağlarda adeta eridi. (Tekir, 2016)

Sarıkamış harekât planı ((İlden), 2001)

Harekât başarısız oldu. Hafız Hakkı Bey, Paşa yapıldı ve Enver Paşa komutayı ona bırakarak İstanbul’a döndü. Hafız Hakkı Paşa ise tifüse yakalanmıştı ve çok geçmeden ölüm haberi geldi.

Görsel açıklaması: Üçüncü Ordu Kumandanı Merhum Hafız Hakkı Paşa — 2. Merhum Hafız Hakkı Paşa Erzurum’da, fotoğrafın üst kısmında yaşayan ölüler yazmaktadır. (Sayı 1, 1915)

Bu dönem harekât hakkında müthiş bir sansür uygulanmıştı, öyle ki 1922 yılına kadar Sarıkamış bozgunundan kimsenin haberi olmamıştır. (Şerif İlden’in, Harb-i Umumi Bidâyetinde Üçüncü Ordu. Sarıkamış İhata Harekâtı ve Meydan Muharebesi isimli kitabında ilk olarak söz edilmiştir.)

Hafız Hakkı Paşa’nın rolü

Sarıkamış harekâtının Almanların yahut Enver Paşa’nın fikri olmadığını, Osmanlı Genelkurmayı’nı Hafız Hakkı Paşa’nın ikna ettiğini göstermektedir. Paşa, üstelik sadece Sarıkamış’tan değil Batum’dan, Kars-Ardahan Hattı’ndan ve Kafkasya’dan da bahsetmekte ve Napolyon Bonapart’ın 1796’daki İtalya seferini örnek almakta, hatta yaşadığı büyük bozgundan sonra bile hâlâ Şark Cephesi’nde yeni bir harekâta başlanmasını istemektedir! (Bardakçı, İşte, Sarıkamış kumandanının tam bir asır önce bu hafta yazdığı facialar resmigeçidi, 2014)

Harekâtın ilk günleri olumlu şeyler yazan Hafız Hakkı Paşa, harekât kötüye gidince bütün suçu Enver Paşa’ya atmıştır. Hafız Hakkı Paşa, “Muhacirler mes’elesi bir felâket. Topların nakli için zavallıların öküzlerini de almışlar. ‘Keşke Rus elinde olup şehid olsa idik!’ diye bağıranlardan gece gündüz kadın, çocuk vaveylâsı! Ah Enver! Ah! Bu kış seferini ta’cil etmek, sonra da bu parlak taarruzda 9. Kolordu’yu dörtnala kaldırmakla yüz bin masumun kanına girdin! Allah seni affetsin”, demiştir. (Bardakçı, İşte, Sarıkamış kumandanının tam bir asır önce bu hafta yazdığı facialar resmigeçidi, 2014)

Görsel açıklaması: Başkumandan Vekili Enver Paşa Hazretleri yazmakta. (Sayı 1, 1915)

Bozgunun ardından içler acısı durumu göz önüne seren Hafız Hakkı Paşa şöyle yazmaktadır: Hastahane denilen ahıra girdik. Yine iki ölü var idi. İçeride bir telâş! Su değil, ekmek satılıyordu. İriyarı bir çavuş 60 para-5 kuruşa ekmek satıyordu. Öldüresiye dövdüm. Taşla kafasını ezdim. Firara koyuldu. Yanımda küçük Münir (mülâzim), yetiştim. Münir herifi altına aldı. Bir kasatura buldum, kafasını gözünü parçaladım. Hastalar ağasını da berbad ettim. Of, hele muhacirlerin sefaleti. Ağlayan, el-ayağı donmuş, çocuklar, ihtiyarlar, kadınlar, ihtiyarlar… Yârabbi! Ben bu sefalete sebep olmadım, ben bu harbi tehir için çalıştım. Ben bu muzafferiyeti tam yapmak için uğraştım. Olsun! Bu felâketleri de tamire çalışacağım ve elbette muvaffak olacağım.” (Bardakçı, İşte, Sarıkamış kumandanının tam bir asır önce bu hafta yazdığı facialar resmigeçidi, 2014)

90 bin Şehit

1922’de Köprülü Şerif’in (İlden) kitabı yazdığı sırada durum Enver Paşa için kötüydü. Savaş bitmiş, Türkiye yenilmiş ve kendisi de yurtdışına gitmişti. Anadolu’da verilen olan Kurtuluş Savaş’ının vaziyetini izliyordu ve eğer bir yolunu bulursa Anadolu hareketinin başına geçmek istiyordu. Bu durumda yazılan kitap da otomatik olarak bir propaganda aracı oldu ve gerçeği yansıtmayan şeyler söylendi. 90 bin asker donarak şehit oldu, lafı ilk olarak burada edildi. Bunun dışında Bolşevik oldular, Almanlar adına çalışıyorlar gibi başka karşı propagandalar da yapılmıştır. (Bardakçı, Enver, 2015, s. 553-554) (Bardakçı, Sarıkamış’taki büyük felâketin sorumlusu Hafız Hakkı Paşa’nın pişmanlık günlüğü, 2012)

Gerçek sayı tartışılmakla birlikte, aralarında donarak ölen birçok askerin olduğu doğrudur ama ne sayı 90 bindir, ne de bu 90 bin askerin hepsi tek kurşun atmadan ölmüştür.

Fahri Belen bu 90.000 efsanesini şöyle açıklamaktadır: “Rus genel karargahı Türk Ordusu’nun 90.000 kişi kaybettiğini, IX.Kolordu’nun esir edildiğini bütün dünyaya yaymıştı. Sarıkamış Muharebesi’nde Rus ordusu 30.000 Türk ordusu da 50.000 kişi kaybetti. (Eyyüpoğlu, 2006) Liman von Sanders çeşitli zamanlarda farklı sayılar vermekle birlikte kaybın 78 bin, 60 bin ve tekrar 78 bin olduğunu söylemiştir. Feridun Diritek 30 bin, Fevzi Çakmak 60 bin zayiatın olduğunu söylemiştir. Yudenich ise 23 bin Türk askerinin defnedildiğini bildirmektedir. Tuncay Öğün, Genelkurmay Başkanlığı Harp Encümeni tespitlerine dayanarak yaptığı çalışmada 23.000 askerin savaş alanında, 10.000’de savaş alanının gerisinde olmak üzere toplam şehit sayısını 33.000 olarak vermektedir. Öğün ayrıca 7.000 esir, 17.000′ de hasta ve yaralı olmak üzere 24.000 bin askerin savaş dışı kaldığı sonucuna varmıştır. (Tekir, 2016) Genelkurmay ATASE arşivi de toplam kaybı 60.000 olarak vermiştir. (Gerger, tarih yok)

Yazılanlardan yola çıkarak yaklaşık 60.000 Türk kaybı vardır sonucuna ulaşılabilir. 60 bin kayıp: donarak ölme, savaşta ölme, cephe gerisinde hastalıktan ölme (özellikle tifüs salgını nedeniyle ölüm), kayıp, kaçak, yaralı, ağır yaralı tanımlarının hepsinin tanımlamaktadır. Sarıkamış başarısız olan ve kötü sonuçlar doğurmuş bir harekâttır. Yani uydurmalara karşı şu gerçeği belirtmek tarih karşısında zorunluluktur; ne propagandalarda abartıldığı gibi kayıplar vardır, ne de tek sorumlu Enver Paşa’dır.

Kaynakça

1-(İlden), K. Ş. (2001). Sarıkamış. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

2-Aydemir, Ş. S. (1971). Şevket Sureyya Aydemir – Enver Paşa 2. Cilt. İstanbul: Remzi Kitabevi.

3-Bardakçı, M. (2012, Aralık 23). Sarıkamış’taki büyük felâketin sorumlusu Hafız Hakkı Paşa’nın pişmanlık günlüğü. Habertürk: https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/805664-sarikamistaki-buyuk-felaketin-sorumlusu-hafiz-hakki-pasanin-pismanlik-gunlugu# adresinden alındı

4-Bardakçı, M. (2014, Aralık 28). İşte, Sarıkamış kumandanının tam bir asır önce bu hafta yazdığı facialar resmigeçidi. Habertürk: https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/1024213-iste-sarikamis-kumandaninin-tam-bir-asir-once-bu-hafta-yazdigi-facialar-resmigecidi# adresinden alındı

5-Bardakçı, M. (2015). Enver. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

6-Çetin, F. (2016). Tannenberg Muharebesinin Sarıkamış Harekât Planına Etkisi. Çizgi Ötesi, 18-20.

7-Demirtaş, A. A. (2015). Rus kaynaklarına göre Sarıkamış Harekatı. Ankara: Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi.

8-Eyyüpoğlu, İ. (2006). 91. Yılında Sarıkamış Taarruzu. Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 93-103.

9-Gerger, T. (tarih yok). TOLGA GERGER: ENVER PAŞA: SAVAŞ ve ÖLÜM (3). Çanakkale Matbuat: https://www.canakkalematbuat.com/?Syf=18&Hbr=914727&/-Onun-hayalleri,-mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-%C3%B6tesine-ge%C3%A7mi%C5%9F-durumdayd%C4%B1… adresinden alındı

10-Kanal, H. (2014). Sarıkamış Harekâtı Esnasında Cephede Yaşananlar ve Anadolu’ya Etkileri. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 87-114.

11-Sayı 1. (1915). Harp Mecmuası.

12-Tekir, S. (2016). Sarıkamış Harekâtı’nda Türk ve Rus Kayıpları. Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 267-287.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir